Antimousepad!
  • Belgelik

    Yazılar aylık paketlere göre poşetlenmiştir.
  • İstediğiniz yazıya ulaşmak için arama yapabilirsiniz.
1500 çocuk kardeşini bekliyor! Siz de Kardeşini Seç kampanyasına katılın, sevginizi bağışlayın. Yardım değil, hediye yollayın. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.
ANTIMOUSEPAD

The Net diye bir film vardı. Hem filmin başrolünde Sandra Bullock vardı, hem de film internet ve bilgisayar dünyası ile ilgiliydi; o zamanlar ağzımız açık izlemiştik tabi. Angela ya da Ruth ya da adı her neyse işte, ctrl ve shift tuşlarına basarak ekrandaki pi sembolüne tıklıyordu, biz de kendimizden geçiyorduk.

Bunun ikincisi çekilmiş sessiz sedasız, hem de İstanbul’da… Türk oyuncularla birlikte… Önceki yönetmenin oğlu tarafından. Önce acaba neden haberimiz olmadı diye düşündüm, haberlik değeri bile olmadığını filmi izledikten sonra anladım tabi. Demet Akbağ reklam oyunculuğu yapmaya çalışıyor ama onu da yapamıyor, bir de yabancı filmlerden etkilenmiş herhalde, masaya gözlük atmalar falan… Şebnem Dönmez’in İngilizce’si beni bile rahatsız ediyor, kaldı ki Amerikalılar nasıl beğensin; Güven Kıraç abimiz durumu kurtarıyor gibi derken onun da rolü çabuk bitiyor; gerizekalı ana karakterle başbaşa kalıyoruz… Senaryo zaten sonraki dakikaları saklamakta çok başarılı değil, bir de araya adı İbrahim olan süper bilgisayar gibi öğeler girince, şöyle bir kaptırıp da izlemek mümkün olmuyor. Zaten, gerek de yok, ana karakterimiz bir kaptırmış ki, filmin yarısı kovalamaca sahneleriyle geçiyor. (Türk polisi de bi kovalamacada yakalasın be kardeşim.)

Filmde tahmin edemediğim ve beni etkileyen tek şey nazar boncuklu bilezik oldu. Yönetmen ve senaristin İstanbul’a gelmeden Türkiye hakkında bir şey bilmediklerini (röportajlarda kendilerini rezil etmekten çekinmemişler) düşünecek olursak, onu da bizden biri eklemiş olmalı filme. Bu konuda Ezel Akay’dan feci şüpheleniyorum. Ama o da durumu kurtaramadığını farkında olmalı ki, filmin sonunda içerlenip “ooy oyy” demeden edemiyor.

Uzun filmin kısası, bu versiyon olmamış. Buna yama da yaramaz, bundan bir şey olmaz. Bu filme ctrl+alt+del verip, torun Winkler çeker mi bilmem, 3.0′da düzgün bir şey bekliyoruz.

Film vizyona girmedi, DVD’si çıktı. Youtube’dan fragmanına bakabilirsiniz.

Bu yazı blockedmind tarafından, 10 February 2007 tarihinde, takriben 00:53'de kültür sanat, eleştiri kategorileri altında yazılmış. Bu yazı RSS 2.0 beslemesi ile takip edilebilir. Sayfanın sonuna ulaşarak yazıya yorum ekleyebilirsiniz. Bu yazı ping işlemine kapalıdır.
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan ( 4.8/5 puan, 5 oy) Puan vermek için yıldızları kullanabilirsiniz.
Loading ... Loading ...
StumbleUpon Technorati del.icio.us Digg Slashdot Netvouz DZone Furl Reddit Spurl
3 Yorum
  1. Sandra Bullok’un ilk filmdeki adi Angela Beneth idi.

    touareg, February 16th, 2007 - 12:05
  2. evet. ruth da değişitirilen kimliğinde yer alan isimdi zaten.

    blockedmind, February 23rd, 2007 - 00:10
  3. filmde istanbul daha çok “tahran” gibi sergilenmişti. çarşaflılar, sakallılar, hep esmer insanlar, sürekli cami görüntüleri falan. ha tamam yok mu var tabii ama biraz fazla üstüne durulduğunu farketmiştim. öyle hatırlıyorum yani. çok oldu izleyeli.

    internettin, February 27th, 2007 - 16:29
Yorum yaz

Kullanıma açık komutlar: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

Ad (required)

E-posta (gizli tutulacaktır) (required)

Website

Yorumunuz

müesseseden...
değişken tavsiyeler last.fm haftalık
Last.fm Haftalık Müzik Listesi

bağlantılar kayırdırak
araçlar
ANTIMOUSEPAD by blockedmind