Geçtiğimiz yaz — Yeni Bosna’daki peronlarda, durağında, hemen tabelasının altında, bir halk otobüsü bekliyorum. Bi’ 15-20 dakika bekledim sanırım. Otobüs ortalarda yok, normalde çoktan gelmiş olması gerekirdi. Bir ara başımı kaldırdım, bi baktım, bizimki kaptırmış gidiyor; durağa uğramadan! Neyse ki, yola çıkmadan önce çıkışta ışıklar var, koştum yakaladım kırmızı ışıkta, vurdum kapıya; açmadı! Gerekçesi: Kurallara göre ışıklarda yolcu almak yasakmış. Öyle bağırıyor bana içeriden, kapıyı da açmadan ama. Lan sayın geri zekalı varlık! Sen durağından yolcuları aldın mı ki, şimdi böyle bir şey söyleyebiliyorsun! Yapman gereken asıl şeyi yap önce, sonra yapmaman gerekenleri düşün.
Bugün — Ders seçimlerimi yaptım, bir proje ve beş ders; baktım, üç günüm boş. Son sınıftayım zaten. Sonraki dönemime baktım sadece üç dersim var, bir de bitirme projesi. Normal dönem gerekliliklerinin dışında fazladan bir ders alabiliyor öğrenci, kurallara göre. Not ortalamam nedeniyle benim iki tane alma hakkım var, yine kurallara göre. Bu döneme ait beş dersimi seçtim. Bir tane daha alabilirim zaten, iki tane de fazladan alma hakkım var, sonraki dönem de tam üç dersim var. Süper! Aldım o üç dersi de. Toplam sekiz ders. Hiçbir çakışma, sorun vs. yok. Geriye kaldı bu döneme ve gelecek döneme ait iki proje dersi. Proje dersleri hakkında kısa bir bilgi: Kredili ve şart olmasına rağmen hafta içinde ders programında yer teşkil eden bir ders değildir. Dönem ortalamasında bir toplantı yapılır, dönem sonunda proje teslim edilir. Kısaca, bu durumumda herhangi bir sorun yaratamazlar ve kurallara göre, iki proje dersini aynı anda almak sorun teşkil etmez. Tamam dedim, zaten hakkım olarak iki döneme ait tüm dersleri alıyorum, bu iki proje dersini de almam sorun olmamalı, gidip başvurayım. Yanıtı tahmin etmekte zorlanan var mı? Neymiş? Kurallar varmış. Kredi limitini geçemez mişim. Neden? çünkü, o zaman okulumu erken bitirirm, üstüne bir de okul masraflarından kurtulurum, olur mu hiç öyle şey?! Kurallara uymamazlık olur mu? Ama aynı okul yönetimi sonradan ders saatleriyle oynayıp aynı saatte 3 adet (yazıyla üç) dersi çakıştırmayı biliyor. Üstelik bunu öğle tatilinde bile yapabiliyor. Benim okulum kurallara uyuyor!
Gelecekte herhangi bir gün — Benzer bir sorun çıkacak. Adım gibi eminim. Çünkü bu ülkede, ben doğduğumdan beri, ben ölene kadar da devam edeceği gibi, kurallara uyulması gerekildiği zaman kimse uymaz; üzerinde oynanaması, istisnalar yapılması gerektiği zaman herkes kuralcı kesilir!



önceki sayfa











( 4.75/5 puan, 4 oy) Puan vermek için yıldızları kullanabilirsiniz.
Tasarım konusunda en çok eleştirdiğim ürünlerden birisi sürahilerdir. Amaç, suyu sıcak havada serin tutmaktan öteye geçtiğinden beri; toprak, cam, metal, plastik.. neden yapılırsa yapılsın bir nokta hep atlanıyor: Kullanışlılık. Suyun basitliğinden ve saflığından hiç mi örnek alınmıyor anlamıyorum. Ne kadar temel bir ihtiyaç olduğu bu kadar ortadayken, neden sürahiler süslü aksesuarlara dönüşüyor? Çoğu kocaman ve ağır cam kütleleri… Öyle ki, bardağı tepesinden daldırıp bir çırpıda dolduracak kadar da genişler… Sürahinin yapılış amacına ters. Bir ürün ki, kesinlikle tek bir insanın icadı olduğunu düşünmüyorum, gereksinimler yüzünden dünyanın farklı bölgelerinde kendiliğinden ortaya çıkmıştır kesin, değişen dünyayla birlikte kendini boyalı gereksinimler listesinde kaybetmiş. Her şeyden önce hafif, içindeki suyu zaptedecek dengede ağır olmalı. Büyük olmamalı, birkaç bardak kapasitesine ulaşması yeterli; bidon pompasınını daha az kullanmak için, 5 kilo dolu sürahiyle kas geliştirmenin bir manası yok. Mümkünse kapaklı olmalı, otomatik ya da tek elle açılabilir. Tercihen saydam, ışığın kırılması gibi aldanmalara müsade etmeyecek cinsten ve yaz ayları için duzbolabı atmosferine uyumlu…
