Tekrar merhaba desem, çok da abes kaçmaz herhalde.
İpi koparmamak için arada el sallasam da, kendi içimde söyleniyordum ne zamandır, yazmıyordum adam gibi. Bir sürü bahanem vardı tabi ki, ne kadar önemli olduğu önemli değil ama canım da istemiyordu çoğu zaman. Buna sebep bir bahane de tasarımdı. Zira sitenin 1. yılında makyaj tazelemiş olsam da, 2 senedir tasarım aynı tasarımdı ve sıkılmıştım. Sitenin ikinci yılı bahanesiyle kendime bir Kadir İnanır motivasyonu verdim ki o gazla herkesin “tasarım güzel abi, dokunma“larına kulak asmayıp, bu hale soktum siteyi.
Kim alışabilecek, kimler beğenecek bilmiyorum ama “ben böyle rahatım arkadaş“. Hem böyle daha kullanışlı olduğunu düşünüyorum. Mesela, en tepeye “son”ları, “en çok”ları, belgelik ve aramayı koyduk ki, daha girer girmez son ziyaretten beri ne olmuş ne bitmiş öğrenebilelim, aradığımızı hemen bulabilelim. Onun hemen sağında, şu an mousepad’lere karşı sonsuz nefretimizin simgesi mousepad çarpılı logoyu misafir eden bölge, sonradan üstüne kıpkırmızı bir çarpı atılması gereken birçok şeyi kara çerçevesinde renklerini söndürerek hapsedecek. Onların hemen altında genelde sosyal kampanya mesajlarına yer vereceğim bir duyuru kutusu var, orada neler var hep dikkat edelim ve elimizden geleni cebimize koymayalım lütfen.
Bunların da dışında artık bir ANTIMOUSEPAD klasiği haline gelmiş değişken tavsiyeleri daha doğru bir yere taşıdık, sağdaki sütunda daha bir el altındalar, daha bir “aa burada da ne varmış” konuşlanmasındalar. Bağlantılarımız ve biraz üzerinde oynadığımız Blog Kardeşliği kutumuz aynı yerdeler.
Kırmızı çerçevenin tepesinde yer alan siyah çubuk, yeni yazılardan haberdar olmak isteyenler için rss kaynaklarına ve rss’ye alışamamış, benim gibi e-posta tercih edenler için e-bülten sayfasına bağlantıları barındırıyor. E-bültenlerin periyodu hakkında kesin bir karara varmış değilim (her yeni yazıda, günlük, haftalık, aylık..), fikirlerinize göre hareket edeceğim. Onun sağ tarafında ise önceki/sonraki sayfa ve yazılara dair bağlantılar var.
Ve birçok ve daha çok yenilik ve özellik daha kullanışlı olduğu için, daha güzel göründüğü için ya da daha canım istediği için siteye eklendi. Zamanla fark eder, “aa burada da bu varmış” dersiniz.
Bahanelerini yok edip, tembellik ağacında kendi bindiği dalı kesmiş biri olarak, iki sene önce de değidim gibi tamamen içimde patlamaması isteğiyle buradan söylenmeye devam edeceğimi 70 milyona(!) buradan duyuruyorum.