Bir arama motorunu tercih edip kullanmak için kullanıcı açısından üç şey önemlidir: Listelenen sayfaların aradığımız konuyla alakası, listedeki sitelerin kalitesi ve sayfa sayısı. Google, bu üç noktada başarılı olduğu için hepimizin tercihi, bu yüzden piyasada lider.
Kurucuları Larry Page ve Sergey Brin, Google arama motorunu geliştirirken bu üç önemli faktör için ayrı ayrı algoritmalar geliştirdiler. Bir sayfanın aranan kelime ile ne kadar alakalı olduğunu hesaplamak ya da indekslenen sayfa sayısını artırmak, detaylara girildiğinde çok büyük hesaplamalar ve karmaşık algoritmalar içerse de, temelde kolay bir mantıkla çözülebilecek mevzulardı. Fakat, listelenen sitenin kalitesi… İşte bu işin en “kazık” noktasıydı.
PageRank, Stanford Üniversitesi‘nde Larry Page ve daha sonradan sürece dahil olan Sergey Brin tarafından geliştirildi. 1995′te başlayan proje, 1998′de Google olarak ete kemiğe büründü. Temel mantık, web sitelerinin birbirlerine verdiği bağlantıları analiz edip, kaliteli bir sitenin zaten kaliteli bir siteye bağlantı vereceği varsayımından yola çıkarak web sitelerinin değerini belirlemek, onlara puan vermekti. Böylece Google’da bir kelime aratıldığında, aratılan kelimeler ile sitelerin içeriğinin alakası kadar, PageRank değerine de dikkat edilecek; kullanıcıya en iyi sonuçlar çıkarılabilecekti. Temel mantığı basit ama matematiksel hesaplamaları ve algoritması çok karmaşık olan bu sistem, Google’ı bugünkü konumuna getirdi.
Durum buyken, bir web sitesinin PageRank’i yüksek olan bir siteden link alması gayet önemli bir hale geldi. Öyle ki, neredeyse bir sektör oluştu ve şu an yüksek PageRank değerine sahip siteler, sayfalarından el yakan fiyatlarla bağlantı satıyor. Bu sitelerde kıyıda köşede yer almak için ödenen fiyatlar bir web sitesinin maliyetinden yüksek seviyelerde çünkü bu site sahiplerinin de, verdiği bağlantıların kalitesine ve kazandığı bağlantılara dikkat ederek, PageRank seviyelerini korumaları gerekiyor.
Düşündük ki, bunu yapmak için insanlardan servet istemeye ya da onları reddetmeye gerek yok. Gelen siteye uygun paketler sunarak ve belli şartlar altında site kabul ederek de bu denge sağlanabilir. Böylece bir sitenin PageRank’i korunabilir ve diğer siteler de bundan faydalanabilir. Vikipedi’nin çıkış noktası bu oldu.
Vikipedi bir web dizini. Eklenecek her bir siteye uygun paketleriyle, kaliteli ve kalitesini gün geçtikçe artıran siteleri içeriğine uygun kategorilerde listeliyor. Bu sayede hem eklenen sitelere PageRank ve link popüleritisi bulaştırarak faydalı olmayı hem de sahip olduğu PageRank 7 değerini korumayı amaçlıyor.
Dizine, PageRank değeri 4-6 arasında olan siteler link değişimi yaptıkları sürece ücretsiz kayıt yaptırabiliyor. PageRank değeri 7 ve üzeri olan siteler ise herhangi bir şey talep edilmeden listeleniyor. Diğer sitelerden ise yayınlanma şekli ve link değişimi seçeneklerine göre cuzi miktarlarda ücret talep ediliyor. Vikipedi’de her siteye hitap eden en az 1 paket mevcut.
PageRank’iniz 4 ve üzeri ise bu fırsatı kaçırmayın. 4′ten düşük ise hemen kayıt yaptırın, sonraki PageRank güncellemesinde siz de PageRank 4′ün üzerinde kalanlar arasında yerinizi alın. Özel gösterim paketlerini incelemeden geçmeyin.
Bu sırada ilginç bir bilgi: PageRank’in patent sahibi Google değil, Stadford Üniversitesi. Google 2011 yılına kadar lisans sahibi. Page ve Brin’in Stanford ile mazisi biliniyor ama 2011 yılında ne olacağı bilinmez. Microsoft PageRank ile ilgilenir mi acaba?

















( 4.75/5 puan, 4 oy) Puan vermek için yıldızları kullanabilirsiniz.
Geleneksel görünümünü korurken diğer yandan genç kitleye ulaşmayı hedefleyen Efe Rakı, görsel çalışmalarında genç mankenleri kullanmasının ardından şimdi de MSN Messenger’da boy gösteriyor. Hem de reklamın en tatlısını yaparak, reklamı kullanıcıya yaptırarak. Muhabbetlerimizde kullanmamız için özel Efe Rakı emotion’ları hazırlanmış. Ağla, aşık, kahkaha, öperim, rakı iç, sarhoş, sinirli, tokat, utan, zırla gibi emotion’lar içeren paket, alkol ve rakı muhabbeti konusunda gayet aydınlatıcı bir izlenim veriyor, değil mi? Emotion paketini direkt yüklemek için 
