Antimousepad!
  • Belgelik

    Yazılar aylık paketlere göre poşetlenmiştir.
  • İstediğiniz yazıya ulaşmak için arama yapabilirsiniz.
1500 çocuk kardeşini bekliyor! Siz de Kardeşini Seç kampanyasına katılın, sevginizi bağışlayın. Yardım değil, hediye yollayın. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.
ANTIMOUSEPAD

'pazarlama' Kategorisi Arşivi

Bir arama motorunu tercih edip kullanmak için kullanıcı açısından üç şey önemlidir: Listelenen sayfaların aradığımız konuyla alakası, listedeki sitelerin kalitesi ve sayfa sayısı. Google, bu üç noktada başarılı olduğu için hepimizin tercihi, bu yüzden piyasada lider.

Kurucuları Larry Page ve Sergey Brin, Google arama motorunu geliştirirken bu üç önemli faktör için ayrı ayrı algoritmalar geliştirdiler. Bir sayfanın aranan kelime ile ne kadar alakalı olduğunu hesaplamak ya da indekslenen sayfa sayısını artırmak, detaylara girildiğinde çok büyük hesaplamalar ve karmaşık algoritmalar içerse de, temelde kolay bir mantıkla çözülebilecek mevzulardı. Fakat, listelenen sitenin kalitesi… İşte bu işin en “kazık” noktasıydı.

PageRank, Stanford Üniversitesi‘nde Larry Page ve daha sonradan sürece dahil olan Sergey Brin tarafından geliştirildi. 1995′te başlayan proje, 1998′de Google olarak ete kemiğe büründü. Temel mantık, web sitelerinin birbirlerine verdiği bağlantıları analiz edip, kaliteli bir sitenin zaten kaliteli bir siteye bağlantı vereceği varsayımından yola çıkarak web sitelerinin değerini belirlemek, onlara puan vermekti. Böylece Google’da bir kelime aratıldığında, aratılan kelimeler ile sitelerin içeriğinin alakası kadar, PageRank değerine de dikkat edilecek; kullanıcıya en iyi sonuçlar çıkarılabilecekti. Temel mantığı basit ama matematiksel hesaplamaları ve algoritması çok karmaşık olan bu sistem, Google’ı bugünkü konumuna getirdi.

Durum buyken, bir web sitesinin PageRank’i yüksek olan bir siteden link alması gayet önemli bir hale geldi. Öyle ki, neredeyse bir sektör oluştu ve şu an yüksek PageRank değerine sahip siteler, sayfalarından el yakan fiyatlarla bağlantı satıyor. Bu sitelerde kıyıda köşede yer almak için ödenen fiyatlar bir web sitesinin maliyetinden yüksek seviyelerde çünkü bu site sahiplerinin de, verdiği bağlantıların kalitesine ve kazandığı bağlantılara dikkat ederek, PageRank seviyelerini korumaları gerekiyor.

Düşündük ki, bunu yapmak için insanlardan servet istemeye ya da onları reddetmeye gerek yok. Gelen siteye uygun paketler sunarak ve belli şartlar altında site kabul ederek de bu denge sağlanabilir. Böylece bir sitenin PageRank’i korunabilir ve diğer siteler de bundan faydalanabilir. Vikipedi’nin çıkış noktası bu oldu.

Vikipedi Pagerank Link Directory Vikipedi bir web dizini. Eklenecek her bir siteye uygun paketleriyle, kaliteli ve kalitesini gün geçtikçe artıran siteleri içeriğine uygun kategorilerde listeliyor. Bu sayede hem eklenen sitelere PageRank ve link popüleritisi bulaştırarak faydalı olmayı hem de sahip olduğu PageRank 7 değerini korumayı amaçlıyor.

Dizine, PageRank değeri 4-6 arasında olan siteler link değişimi yaptıkları sürece ücretsiz kayıt yaptırabiliyor. PageRank değeri 7 ve üzeri olan siteler ise herhangi bir şey talep edilmeden listeleniyor. Diğer sitelerden ise yayınlanma şekli ve link değişimi seçeneklerine göre cuzi miktarlarda ücret talep ediliyor. Vikipedi’de her siteye hitap eden en az 1 paket mevcut.

Vikipedi Pagerank Bağlantı Dizini

PageRank’iniz 4 ve üzeri ise bu fırsatı kaçırmayın. 4′ten düşük ise hemen kayıt yaptırın, sonraki PageRank güncellemesinde siz de PageRank 4′ün üzerinde kalanlar arasında yerinizi alın. Özel gösterim paketlerini incelemeden geçmeyin.

Bu sırada ilginç bir bilgi: PageRank’in patent sahibi Google değil, Stadford Üniversitesi. Google 2011 yılına kadar lisans sahibi. Page ve Brin’in Stanford ile mazisi biliniyor ama 2011 yılında ne olacağı bilinmez. Microsoft PageRank ile ilgilenir mi acaba?

Bu yazı blockedmind tarafından, 24 August 2007 tarihinde, takriben 23:29'de tanıtım, pazarlama, internet kategorileri altında yazılmış. Şimdiye kadar hiç yorum yapılmamış. Bu yazıya siz de yorum yazabilir, önceki yorumları okuyabilir veya e-posta ile gönderebilirsiniz.
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan ( 3/5 puan, 10 oy) Puan vermek için yıldızları kullanabilirsiniz.
Loading ... Loading ...
StumbleUpon Technorati del.icio.us Digg Slashdot Netvouz DZone Furl Reddit Spurl

smsKredi

Susadınız mı? SU yazıp 5555‘e gönderin, su cebinize gelsin!

Yakındır… O da olur. Akbank’tan Kadir İnanır motivasyonlarının bile üstünde bir hizmet: smsKredi. Neymiş? Kredi, bir boşluk, sonrasında whatandaşlık (şakacı seni) numaramızı yazıyormuşuz; kredi cevabı şak diye telefonumuza geliyormuş. Şak diye cevap geldiği doğru da, kime göre neye göre?

Akbank sadece vatandaşlık numaranıza bakarak size ne kadar kredi verebileceğini, daha açıkcası, ne kadar borcun altına girerseniz altından kalkabileceğinizi söylüyor. Fakat bunun için doğum tarihinizden burcunuzu bulup, sonra oradan dürüst ve güvenilir olup olmadığınızı kontrol ettiklerini sanmıyorum. O zaman bunu neye göre yapıyorlar? Bankaların ortak bir veri tabanı olduğunu biliyoruz, fakat burada kimin hesabında ne kadar para olduklarını paylaşmayacaklardır; en fazla kara listede var mıyız yok muyuz, kısacası borcumuz var mı, buna bakabilirler. Başka ne olabilir? Devlet… Neleri paylaşıyor olabilir? Sigortalı mıyız? Evetse ne kadar prim ödüyoruz? Ne kadar vergi ödüyoruz? Taş çatlasa budur. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’ndan tapulara bakıp kimin ipotek etmeye müsait evi olduğunu kontrol edecek halleri yok ya. (Acaba?) Eee o zaman? Kendi bilgileri var. Bankanın müşterisiyseniz. O zaman sağlıklı bir inceleme ve sonuç elde edebilirler, doğru.

Peki kredi hizmetini bu kadar basit bir formata çekmekte amaç nedir? Bence bu hizmette bankanın asıl karı müşterisi olmayan kişilere ulaşıp, onları kredi verme bahanesiyle şubesine çekmektir. Müşteriler zaten bir telefonla bu işi uzun zamandır yapabiliyordu. O zaman Akbank asıl hedef kitleye vermesi gereken hizmeti veremeyecek. Nitekim de öyle, kredi cevabına Akbank müşterisi olmayıp da olumlu cevap alanlar sayılıdır. Ortaya bir ürün ya da hizmet konuyor fakat potansiyel müşteri hizmete erişemiyor. Aynı hizmeti Garanti Bankası da yapıyor -onlar biraz daha detaylı bilgi alıyor, gönderdiğiniz numaranın size ait olduğundan emin olmak istiyor- ve genel olarak Akbank’tan daha olumlu cevap verdiği deneyenler tarafından söyleniyor.

Bunların dışında, SMS numarası 4425, reklam ve afişlerde pek üstünde durulmasa da, sadece Turkcell hatları için geçerli, diğer operatörlerin kullanıcıları 0532 444 2525 numarasını kullanmak zorundalar. Güvenlik açısından sadece tek bir operatörle çalışmak mantıklı olabilir ama farklı hat kullanan kişilerin hizmete erişimi, yeterince üzerinde durulmadığı için, baştan kapanıyor. Sonuçta, olumsuz yanıt almak için mesaj göndermiş kişilerden operatörlerin aldığı SMS ücreti, bankanın olumlu yanıtlarla verdiği toplam krediden fazla olacak gibi gözüküyor.

Ek olarak kimliklerde öyle bir vesikalık fotoğraf olmaz. Yakın çekim ve kişinin sadece yüzünün göründüğü fotoğraflar yapıştırılır. Reklamdaki Eren Bey de üzerinde, kimliğindeki fotoğrafında yer alan elbiseleri taşıyor olması ile gerçekten krediye ihtiyacı olan biri imajı çiziyor. O da olumsuz yanıt almışsa kendisine giysi bağışında bulunabiliriz.

Bu yazı blockedmind tarafından, 26 April 2007 tarihinde, takriben 20:47'de pazarlama, iş dünyası, eleştiri kategorileri altında yazılmış. Şimdiye kadar 2 yorum yapılmış. Bu yazıya siz de yorum yazabilir, önceki yorumları okuyabilir veya e-posta ile gönderebilirsiniz.
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan ( 4.75/5 puan, 4 oy) Puan vermek için yıldızları kullanabilirsiniz.
Loading ... Loading ...
StumbleUpon Technorati del.icio.us Digg Slashdot Netvouz DZone Furl Reddit Spurl

Alkollü içkilerin üretiminde tekeli kaldıran tasarının 2002 yılı sonunda kabul edilmesiyle yeni üreticilerine merhaba diyen rakı sektöründe, 2005 yılı başında Tekel’in özelleştirilmesi ve alkollü içkiler işletmesinin Mey İçki tarafından satın alınmasının ardından bir patlama olmuştu. Ardı ardına ortaya çıkan markalar etrafı sarsa da, ağır abileri Yeni Rakı ve onun kardeşi Tekirdağ Rakı karşısında işleri zordu. Tekirdağ Rakı, Yeni Rakı’nın hep rakibi gibi görülse de, aslında Tekel’in oyunundan başka bir şey değildi. Tekel, halk arasında güçlenen Tekirdağ’da üretilen rakıların daha iyi olduğu düşüncesinden yola çıkarak Tekirdağ Rakısı markasıyla hem kendine alternatif bir kitle oluşturmuştu, hem de aradaki fiyat farkından kâr sağlamıştı.

Yeni markalar, yeniliklerini ve farklarını gösterirken öte yandan rakının gelenekselliğini bozmadıklarını anlatmak zorundaydılar. Bunu başarıyla yapan markalardan biri ilk özel sektör rakı üreticisi olan Efe Rakı‘ydı. Alkölde çözünen anasonun, suyla birleştiği anda ortaya çıkan değişimi “rakının büyüsü” olarak tanımlayıp, reklamlarında etkin bir biçimde kullandılar. Alkol ve tütün ürünleri reklamlarının Türk televizyonlarında yayınlanması yasak olduğu için, reklamı en fazla sinema salonlarında, festivallerde falan izleyebildik.

Efe Rakı EmotionlarıGeleneksel görünümünü korurken diğer yandan genç kitleye ulaşmayı hedefleyen Efe Rakı, görsel çalışmalarında genç mankenleri kullanmasının ardından şimdi de MSN Messenger’da boy gösteriyor. Hem de reklamın en tatlısını yaparak, reklamı kullanıcıya yaptırarak. Muhabbetlerimizde kullanmamız için özel Efe Rakı emotion’ları hazırlanmış. Ağla, aşık, kahkaha, öperim, rakı iç, sarhoş, sinirli, tokat, utan, zırla gibi emotion’lar içeren paket, alkol ve rakı muhabbeti konusunda gayet aydınlatıcı bir izlenim veriyor, değil mi? Emotion paketini direkt yüklemek için buraya tıklayabilirsiniz. Efe Rakı reklam filmi, reklam müziği ve duvar kağıtlarına ulaşmak isteyenler lütfen bu kapıdan. Ayrıca sitede rakı kokteylleri diye ilginç bir bölüm de mevcut.

Rakı sektörünün hiçbir zaman yok olmayacağı ve bundan sonra tüketicinin önünde çok seçenek olduğunu düşünecek olursak, üreticilerin bu tip reklamlara başvurması ve daha çok yatırım yapması bir zorunluluk. Ne de olsa Türk halkı, eski dönemlere ait çeşitli kaynaklarda ısıtıcı, nefes almayı kolaylaştırıcı, ağrı dindirici ve iyileştirici etkileri olduğu yazılı olan anasondan, onun kokusundan ve muhabbetinden hiçbir zaman vazgeçmeyecektir.

Yeni Rakı’nın eskimemek için şişe tasarımı değişikliğinden çok daha fazlasına ihtiyacı var gibi görünüyor.

Bu yazı blockedmind tarafından, 1 February 2007 tarihinde, takriben 23:20'de sosyal, pazarlama kategorileri altında yazılmış. Şimdiye kadar 2 yorum yapılmış. Bu yazıya siz de yorum yazabilir, önceki yorumları okuyabilir veya e-posta ile gönderebilirsiniz.
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan ( 5/5 puan, 2 oy) Puan vermek için yıldızları kullanabilirsiniz.
Loading ... Loading ...
StumbleUpon Technorati del.icio.us Digg Slashdot Netvouz DZone Furl Reddit Spurl

Marks & Spencer‘ın son Çocuk Giyim reklam filmini izlediniz mi? Çok güzel, çok başarılı.. Tam 12′den vuruyor bence, hedef kitleyi etkiliyor.

Reklamda sadece çocukları görüyoruz, şehir çocuklara ait, tam bir çocuk dünyası. Reklamda gördüğümüz tek iki yetişkin, tramvayda ve trafikte çocuklara yardımcı oluyor. Burada bilinçaltına yetişkinlerin yardımcı ve yönlendirici rolü aşılanırken, çocukların da yetişkin bir birey gibi hissetmesi sağlanıyor. Kızlar modelmiş gibi davranıyor, oğlanlar sokakta duvara yaslanıp, karizmatik bakışlar atıyor. Arkadaşlarıyla eğleniyor, şehirde geziyorlar. Sanat yönetmenleri renkli balonlar gibi önemli detaylarla da reklamı güçlendirmiş. Çocukları etkilediği kesin. Arka planda çalan The Monkees Theme parçası da bir reklam müziği olarak başarılı bir seçim olduğu gibi “Bizler yeni jenerasyonuz ve bizim söyleyeceklerimiz var” sözleriyle de reklamla bütünlük sağlıyor.

Ama bu yaş grubuna yönelik bir ürünü tanıtıyorsanız, çocukları etkilemek tabi ki yeterli değil. Ebeveynlere de çocuklarının hem şık görünüp, hem de elbiseleriyle rahat edip, istedikleri gibi hareket edebilecekleri mesajı vererek reklamın amacına ulaşması sağlanıyor.

Marks & Spencer bu tarzda reklamlara devam ederek, çocuk giyiminde daha iyi bir konuma sahip olup, onu koruyabilir diye düşünüyorum.

İzlemek isteyenler şu sayfadan reklam filmine ulaşabilir.

Bu yazı blockedmind tarafından, 13 January 2007 tarihinde, takriben 14:26'de pazarlama, eleştiri kategorileri altında yazılmış. Şimdiye kadar hiç yorum yapılmamış. Bu yazıya siz de yorum yazabilir, önceki yorumları okuyabilir veya e-posta ile gönderebilirsiniz.
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan ( 4/5 puan, 1 oy) Puan vermek için yıldızları kullanabilirsiniz.
Loading ... Loading ...
StumbleUpon Technorati del.icio.us Digg Slashdot Netvouz DZone Furl Reddit Spurl
 
müesseseden...
değişken tavsiyeler last.fm haftalık
Last.fm Haftalık Müzik Listesi

bağlantılar kayırdırak
araçlar
ANTIMOUSEPAD by blockedmind