Antimousepad!
  • Belgelik

    Yazılar aylık paketlere göre poşetlenmiştir.
  • İstediğiniz yazıya ulaşmak için arama yapabilirsiniz.
1500 çocuk kardeşini bekliyor! Siz de Kardeşini Seç kampanyasına katılın, sevginizi bağışlayın. Yardım değil, hediye yollayın. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.
ANTIMOUSEPAD

'tanıtım' Kategorisi Arşivi

Bilinçaltımın yaratıcılığına, Puscifer’e, hoş geldiniz. Kafamda 24 saat devam eden partiye hoş geldiniz. Hiçbir kılıfa uymayan düşüncelerimin adasına hoş geldiniz. Kimliğimin, egomun ve ruhumun kurabiye tariflerini değiş tokuş etmek için bir araya geldiği yere… Burası keskin sınırları olmayan bir alan. Fark edilir ve belirgin bir amacı yok. Şişirilmiş beklentilerinizi kapıda bırakın. Çünkü burası kafamdaki değişik seslerin oyun alanı. Gelin bizimle oynayın.

Maynard James Keenan, böyle karşılıyor Puscifer misafirlerini.

Puscifer - V Is For Vagina

Tool ve A Perfect Circle‘dan tanıdığımız Maynard James Keenan, kendine yeni bir kitle daha yaratıyor. Puscifer’in albümü V is for Vagina bugün çıktı. Bu projede sansürden ilham aldığını belirten Keenan, albüm ismi için de “C is for Chinese Democracy alınmıştı, başka ne isim olabilirdi ki?” diyor.

Genel tarzı industrial rock olarak değerlendirilebilecek bu albümde Keenan geniş bir kadro ile çalışmış. Mat Mitchell, Tim Alexander, Jonny Polonski, Danny Lohner, Josh Eustis, Gil & Rani Sharone, Lustmord, Laura Milligan, Ainjel Emme, Meats Meier, Evil Joe Baressi, Trey Gunn, Milla Jovovich, Lisa Germano, Tim Cadiente, Ford Englerth, Jeffrey Brooks, Micah, Eddie McClintock, Joe Nagy, Satan’s Muse albümde emeği geçenler arasında yer alıyor…

Puscifer Entertainment bandroluyla piyasaya sürülen albümün pazarlama ve promosyon çalışmaları için de oluşturulan bir “sokak takımından” yardım isteniyor. Aklına geleni dinleyiciden esirgemeyen Maynard Keenan’ın her projesi felsefe ve tarzıyla gizli bir tarikat niteliğinde takipçi kitlesi oluşturmakta, bakalım kendi ayakları üstünde durmaya çalışan Puscifer bu konuda nasıl bir şekil alacak…

Albümün ilk video klibi ise Queen B. için çekildi. Klipte, aynı zamanda Puscifer’in simgesi haline gelen Queen B.’leri bir satranç oyununda görüyoruz. Yalnız, benim dikkatimi çeken ufak bir nokta var: Satrançta oyuna beyaz taraf başlamaz mıydı?

İlgilenenlere, ayrıntılı bilgi için:

Bu yazı blockedmind tarafından, 30 October 2007 tarihinde, takriben 16:19'de müzik, tanıtım kategorileri altında yazılmış. Şimdiye kadar hiç yorum yapılmamış. Bu yazıya siz de yorum yazabilir, önceki yorumları okuyabilir veya e-posta ile gönderebilirsiniz.
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan ( 4.4/5 puan, 5 oy) Puan vermek için yıldızları kullanabilirsiniz.
Loading ... Loading ...
StumbleUpon Technorati del.icio.us Digg Slashdot Netvouz DZone Furl Reddit Spurl

Garanti‘nin Temmuz ayında, dünyanın lider temassız mikroişlemcili akıllı kart üreticisi On Track Innovations Ltd. (OTI) ile anlaştığı ve MasterCard‘ın PayPass (Öde-Geç) teknolojisini kullanan öde-geç kartları, akıllı sticker’lar, anahtarlıklar ve saatler üreteceğini duyurulmuştu.

Hemen ardından televizyonlarda eğlenceli Bonus Trink! reklamı dönmeye başladı. Bu reklamda Avrupa’nın ilk kredi kartı özellikli kol saati Bonus Trink Saat tanıtılıyordu. Herkesin ilgisini çeken bu teknoloji ve ürün, tek model bir saat olduğundan ve herkesin kafasında bu saat için gerekli özel okuyucunun günlük alışverişini yaptığı yerde olup olmayacağı sorusu oluşturduğundan, konuşulduğu kadar rağbet görmedi.

Bonus Trink! Garanti'den...

Şimdi Garanti, Bonus Trink Sticker ve Bonus Trink Anahtarlık’ı Bonus Card kullanıcılarının kullanımına sundu. Saat ile kıyaslandığında çok daha kullanışlı gözüken bu ürünler hemen bir “Ya kaybolursa?” endişesi yarattı. Garanti, kaybolma tehlikesine karşı kasıtlı olarak anahtarlık, saat gibi kaybolması kolay kolay mümkün olmayan ürünleri ürünleri seçse de yeni teknoloji her zaman endişe ve önyargıyı beraberinde getiriyor. Sanırım böyle durumlarda ürünün daha detaylı olarak tanıtılması gerekiyor.

Örneğin, Bonus Trink ürünleriyle yapacağınız öde-geç işlemleri sadece 35YTL’ye kadar olan alışverişleriniz için geçerli. Bu limiti aşmanız takdirde, yine alışveriş slibine imza atmanız gerekiyor, bir bakıma Trink normal bir kredi kartı muamelesi görüyor. Bir başka deyişle, herhangi bir çalınma durumunda, siz saatinizi kaybettiğinizi fark edene kadar, hırsız evini döşeyemiyor. Yani, Trink’in güvenlik konusunda normal bir kredi kartına göre herhangi bir dezavantajı yok.

Gerekli olan MasterCard PayPass okuyucular Burger King, Cine Bonus ve Starbucks‘lardaki 400’ü aşkın noktada bulunuyor. Üstelik Bonus Trink’ler isteğinize göre kullanmakta olduğunuz mevcut Bonus Card ve Bonus Trink Card’dan farklı 16 haneli bir kart numarası kullanıyor. Aynı kredi kartı numarasını kullanmanız durumunda, Trink! okuyucusu olmayan bir mağazada yapmanız gereken tek şey cüzdanınızdan Bonus Trink Card’ınızı çıkarmak.

Garanti’yi bu konudaki öncülüğü bakımından tebrik etmek gerekiyor. Sanırım, şu durumda okuyucusu bulunan mağaza sayısının artırılması ve bunun duyurulması en önemli nokta.

Hep hayalini kurduğumuz, tüm kimlik ve banka kartları yerine parmak izi uygulamasına adım adım yaklaşıyoruz.

Not: Arayanlar, öğrenmek isteyenler varsa diye; Bonus Trink!’ın reklam müziği: Baha Men - Who Let The Dogs Out

Bu yazı blockedmind tarafından, 18 September 2007 tarihinde, takriben 19:17'de tanıtım, iş dünyası kategorileri altında yazılmış. Şimdiye kadar 1 yorum yapılmış. Bu yazıya siz de yorum yazabilir, önceki yorumları okuyabilir veya e-posta ile gönderebilirsiniz.
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan ( 4.33/5 puan, 6 oy) Puan vermek için yıldızları kullanabilirsiniz.
Loading ... Loading ...
StumbleUpon Technorati del.icio.us Digg Slashdot Netvouz DZone Furl Reddit Spurl

MP3 arşivimin dur durak bilmeden genişlemesinden ötürü ezelden beridir hard disk sorunu çekerim. Arşivin boyutu insanlık dışı boyutlara ulaştığı için artık “harici” sonuçlar da yetersiz kalmaya başlamıştı. Ben de 6 bağımsız SATA çıkışı bulunan anakartımın avantajlarından faydalanmaya karar verip, “içeridekilerin” sayısını daha da artırmaya karar verdim. Ama müzik konusunda o kadar abartmış durumdayım ki, bunu bile yaparken içinde 130GB DivX konser arşivi bulunan ikinci el bir hard disk alarak kendimi daha da sıkıştırdım. Makinanım da senelik temizlik ve format zamanı gelmişti zaten (bir Windows klasiği)… Ben de genel bir düzenleme yapayım dedim.

Yedeklerimizi aldık, videoların bir bölümünü dvd’lere yazdık, dosyaları yeni düzendeki yerlerine taşıdık, biçimlendirme işlemlerini tamamladık.

Her zaman hard diski bölerek, C: olarak adlandırdığımız genelde işletim sisteminin kurulu olduğu diske sadece işletim sistemini ve donanım sürücülerini kurarım. Belgelerim gibi klasörlerden uzak durup, diğer sürücülerde kendime has klasör düzeni oluştururum. Böylece yeni bir format durumunda c:’ye yeni sistemi kurar, aynen devam ederim. Diğer yandan, Windows kayıtlarının güncel olması, kullanılabilirlik açısından bir sorun çıkmaması ve bahaneyle yeni sürümlerini edinmek için, diğer sürücülerden birinde yer alann programlarımı yeniden kurarım. Yine öyle yaptım. Bu arada, bilgisayarımın benim açımdan işlemsel bir hale gelmesi için gereken demirbaş programların listesini çıkardım.

Windows

  • Windows XP Service Pack 2: Unutmadan, ilk iş olarak.
  • Zune Theme: Bir siyah aşığı olarak Windows XP’yi herhangi bir başka yazılıma ihtiyaç duymadan Microsoft’un yayınladığı bir tema paketini kullanarak siyaha boyayabilirsiniz.

Müzik/Ses

  • Foobar2000: Sürekli müzik dinleyen biriyseniz, kullandığınız müzik dinleme aracında kullanışlılık ve sistem yükü sizin için en önemli faktördür. Hafifliği ve geliştirilmeye müsait yapısı ile Foobar2000 bu konuda vazgeçilmez.
  • Last.fm: Müzik zevkinizi takip etmek ve dinlediğiniz müziği paylaşmak için.
  • Audacity: Ses kesme, biçme, düzenleme…
  • Guitar Pro 5: Hiçbir diğer özelliğini kullanmasanız bile, internetteki bazı tab dosyalarını görüntüleyebilmek için bu programa ihtiyacınız var.
  • Guitar Rig 2: Bilgisayarınızı hem processor hem amfi olarak kullanın. Tek yapmanız gereken ses kartınızın input girişinden gitarınızı bağlamak. Efektleri gerçekten başarılı. Sınırsız kullanabilmek ve efektler ile birlikte kayıt yapabilmek için kayıt etmeniz gerekmekte.
  • FruityLoops: Ben henüz tam çözemedim ama bilgisayar kullanarak müzik üretmek ve profesyonel düzenlemeler yapmak istiyorsanız, başvuracağınız kapı burası.
  • WinBağlama: Tamam, bu demişbaş sayılmaz aslında ama alelem bilgisayarda müzik yapma programı yapar da Türk’ler yapmaz mı.

Web/Grafik

  • Adobe CS3 Serisi: Dreamweaver, Fireworks, Photoshop, Flash, Flex… Her türlü web ve fotoğraf işleri için gerekli olan yazılım serisi.
  • Wamp Server: Apache, PHP ve MySQL hepsi bir arada. Piyasada benzeri birkaç paket olsa da, Wamp Server aralarında en kullanışlı olanı.
  • Navicat: MySQL uygulamaları geliştirmek ve veri tabanı işlemleri için biçilmiş kaftan, mucize.
  • AceFTP Pro: FTP istemcisi. Ücretsiz sürümü de mevcut.

Araçlar

  • WinRAR ve AlZip: WinRAR sıkıştırma işlemleri ve sıkıştırılmış işlemler için olmazsa olmaz bir araç. AlZip ise her türlü sıkıştırılmış dosya formatını ve özellikle ISO dosyalarını açabilmesi ile gönlümüzde taht kurmuş bir yazılım.
  • NotePad++: Notepad bir klasik olsa bile yetersiz kaldığı durumlar olabiliyor. Bu durumda NotePad++ hemen yardımınıza koşuyor. Ayrıca yazılım geliştirenler için de oldukça avantajlı yönleri var.
  • EditPad Pro: Metin dosyalarının karakter kodlamasıyla oynamak için.
  • Plaxo: Adres defterinizi internette saklayabilirsiniz. Artık birçok yazılım ve komüniteyle uyumlu çalışıyor.
  • AlShow: Bunu yeni deniyorum. Kendisi vaad ettiği işleri becerebiliyorsa önceden kullandığım VLC Player ve BS Player‘ın yerini alacak.
  • AoA MP4: Video dönüştürücü. Farklı formatlara istediğiniz kalitede geçiş.
  • Nero Express: CD, DVD, … Her türlü cd pişirme işlemleri için.
  • VMWare: Bilgisayarınız üzerinde sanal bir makina kurup başka aynı anda bir işletim sistemi daha çalıştırabilir, sunucu olarak kullanabilirsiniz.

Dosya İndirme/Paylaşım

  • Free Download Manager: Her ne kadar internet tarayıcılarının içine gömülü dosya indirme yöneticileri çıktığından beri bu tür programlara rağbet azalsa da bazen bir sayfadaki bütün mp3′leri indirmek gibi amaçlar için başka bir araca ihtiyacınız var.
  • uTorrent: Torrent dosyalarını inceleyip, kullanışlı arabirimi ile kolayca indirebilirsiniz.
  • LimeWire PRO: RapidShare çıktı mertlik bozuldu. Ama hala bazen gerekebiliyor. P2P dosya paylaşım programı.

Internet/Mesajlaşma

  • Firefox ve Opera: Tercih sizin. Hızı sevenler Opera’ya, eklentilerle tarayıcısını zenginleştirmekten hoşlananlar Firefox’a buyursun. Ben Internet Explorer ile birlikte, üçünü de kullanmak durumunda kalıyorum.
  • Google Talk, Windows Live Messenger ve Pidgin: İlk ikisi malumunuz, üçüncüsü ikisinin ve bir çoğunun daha yerine geçebilen bir araç.
  • mIRC: IRC’den kopamayanların vazgeçilmezi.

Güvenlik

  • CA Security Center: 5 yıldır bilgisayarımı Computer Associates güvencesiyle koruyorum. Anti-virus, Anti-Spyware, Personal Firewall ve Anti-Spam içeren paketin deneme sürümü mevcut.

Ofis Paketleri

  • Office 2007 ve OpenOffice.org: Neden ikisi birden? diyeceksiniz doğal olarak. E gerekiyor, diyeceğim ben de. Normal bir ev kullanıcısı OpenOffice ile dertsiz tasasız yaşayabilir ama hazırladığınız dokümanların gönderdiğiniz kişilerce de doğru görüntülenebileceğinden emin olmak istiyorsanız ve iş ilişkileri nedeniyle Outlook kullanmak durumundaysanız Microsoft Office’den kurtulmanın olanağı yok, Office 2007 ellerinizden öper.
Bu yazı blockedmind tarafından, 6 September 2007 tarihinde, takriben 00:06'de teknoloji, tanıtım kategorileri altında yazılmış. Şimdiye kadar 2 yorum yapılmış. Bu yazıya siz de yorum yazabilir, önceki yorumları okuyabilir veya e-posta ile gönderebilirsiniz.
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan ( 4.83/5 puan, 6 oy) Puan vermek için yıldızları kullanabilirsiniz.
Loading ... Loading ...
StumbleUpon Technorati del.icio.us Digg Slashdot Netvouz DZone Furl Reddit Spurl

Uykusuz Dergisi Ekibi Bir süre önce Umut Sarıkaya, Yiğit Özgür, Ersin Karabulut, Memo Tembelçizer, Oky Gencer ve Uğur Gürsoy’un Penguen’den ayrıldığı duymuştuk. Bu tayfanın yeni bir dergi macerası peşinde olduğu konuşuluyordu.

Yeni derginin adı şanı belli oldu: Uykusuz. Kadroda, malum tayfa dışında; Barış Uygur, Deniz Ensari, Vedat Özdemiroğlu, Yavuz Öztürk, Fırat Budacı, Ender Yıldızhan, Yılmaz Aslantürk ve Engin Günaydın var.

5 Eylül’den itibaren her Çarşamba çıkıyormuş. Çarşamba’nın rastgele seçildiğini sanmıyorum; Penguen perşembeleri çıkıyor biliyorsunuz. Aradaki rekabetin ciddiyeti buradan belli oluyor herhalde.

Uykusuz Dergisi

Bu yazı blockedmind tarafından, 29 August 2007 tarihinde, takriben 22:15'de tanıtım, medya, eğlence kategorileri altında yazılmış. Şimdiye kadar 98 yorum yapılmış. Bu yazıya siz de yorum yazabilir, önceki yorumları okuyabilir veya e-posta ile gönderebilirsiniz.
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan ( 4.25/5 puan, 16 oy) Puan vermek için yıldızları kullanabilirsiniz.
Loading ... Loading ...
StumbleUpon Technorati del.icio.us Digg Slashdot Netvouz DZone Furl Reddit Spurl

Bir arama motorunu tercih edip kullanmak için kullanıcı açısından üç şey önemlidir: Listelenen sayfaların aradığımız konuyla alakası, listedeki sitelerin kalitesi ve sayfa sayısı. Google, bu üç noktada başarılı olduğu için hepimizin tercihi, bu yüzden piyasada lider.

Kurucuları Larry Page ve Sergey Brin, Google arama motorunu geliştirirken bu üç önemli faktör için ayrı ayrı algoritmalar geliştirdiler. Bir sayfanın aranan kelime ile ne kadar alakalı olduğunu hesaplamak ya da indekslenen sayfa sayısını artırmak, detaylara girildiğinde çok büyük hesaplamalar ve karmaşık algoritmalar içerse de, temelde kolay bir mantıkla çözülebilecek mevzulardı. Fakat, listelenen sitenin kalitesi… İşte bu işin en “kazık” noktasıydı.

PageRank, Stanford Üniversitesi‘nde Larry Page ve daha sonradan sürece dahil olan Sergey Brin tarafından geliştirildi. 1995′te başlayan proje, 1998′de Google olarak ete kemiğe büründü. Temel mantık, web sitelerinin birbirlerine verdiği bağlantıları analiz edip, kaliteli bir sitenin zaten kaliteli bir siteye bağlantı vereceği varsayımından yola çıkarak web sitelerinin değerini belirlemek, onlara puan vermekti. Böylece Google’da bir kelime aratıldığında, aratılan kelimeler ile sitelerin içeriğinin alakası kadar, PageRank değerine de dikkat edilecek; kullanıcıya en iyi sonuçlar çıkarılabilecekti. Temel mantığı basit ama matematiksel hesaplamaları ve algoritması çok karmaşık olan bu sistem, Google’ı bugünkü konumuna getirdi.

Durum buyken, bir web sitesinin PageRank’i yüksek olan bir siteden link alması gayet önemli bir hale geldi. Öyle ki, neredeyse bir sektör oluştu ve şu an yüksek PageRank değerine sahip siteler, sayfalarından el yakan fiyatlarla bağlantı satıyor. Bu sitelerde kıyıda köşede yer almak için ödenen fiyatlar bir web sitesinin maliyetinden yüksek seviyelerde çünkü bu site sahiplerinin de, verdiği bağlantıların kalitesine ve kazandığı bağlantılara dikkat ederek, PageRank seviyelerini korumaları gerekiyor.

Düşündük ki, bunu yapmak için insanlardan servet istemeye ya da onları reddetmeye gerek yok. Gelen siteye uygun paketler sunarak ve belli şartlar altında site kabul ederek de bu denge sağlanabilir. Böylece bir sitenin PageRank’i korunabilir ve diğer siteler de bundan faydalanabilir. Vikipedi’nin çıkış noktası bu oldu.

Vikipedi Pagerank Link Directory Vikipedi bir web dizini. Eklenecek her bir siteye uygun paketleriyle, kaliteli ve kalitesini gün geçtikçe artıran siteleri içeriğine uygun kategorilerde listeliyor. Bu sayede hem eklenen sitelere PageRank ve link popüleritisi bulaştırarak faydalı olmayı hem de sahip olduğu PageRank 7 değerini korumayı amaçlıyor.

Dizine, PageRank değeri 4-6 arasında olan siteler link değişimi yaptıkları sürece ücretsiz kayıt yaptırabiliyor. PageRank değeri 7 ve üzeri olan siteler ise herhangi bir şey talep edilmeden listeleniyor. Diğer sitelerden ise yayınlanma şekli ve link değişimi seçeneklerine göre cuzi miktarlarda ücret talep ediliyor. Vikipedi’de her siteye hitap eden en az 1 paket mevcut.

Vikipedi Pagerank Bağlantı Dizini

PageRank’iniz 4 ve üzeri ise bu fırsatı kaçırmayın. 4′ten düşük ise hemen kayıt yaptırın, sonraki PageRank güncellemesinde siz de PageRank 4′ün üzerinde kalanlar arasında yerinizi alın. Özel gösterim paketlerini incelemeden geçmeyin.

Bu sırada ilginç bir bilgi: PageRank’in patent sahibi Google değil, Stadford Üniversitesi. Google 2011 yılına kadar lisans sahibi. Page ve Brin’in Stanford ile mazisi biliniyor ama 2011 yılında ne olacağı bilinmez. Microsoft PageRank ile ilgilenir mi acaba?

Bu yazı blockedmind tarafından, 24 August 2007 tarihinde, takriben 23:29'de tanıtım, pazarlama, internet kategorileri altında yazılmış. Şimdiye kadar hiç yorum yapılmamış. Bu yazıya siz de yorum yazabilir, önceki yorumları okuyabilir veya e-posta ile gönderebilirsiniz.
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan ( 3/5 puan, 10 oy) Puan vermek için yıldızları kullanabilirsiniz.
Loading ... Loading ...
StumbleUpon Technorati del.icio.us Digg Slashdot Netvouz DZone Furl Reddit Spurl
 
müesseseden...
değişken tavsiyeler last.fm haftalık
Last.fm Haftalık Müzik Listesi

bağlantılar kayırdırak
araçlar
ANTIMOUSEPAD by blockedmind